23 Şubat 2011 Çarşamba

2 KAREKTERİN KALİTESİ
KIZ MATEMATİK ÖĞRETMENİ. Belediye otobüsüne binerken edebiyat öğretmeni olan nişanlısı kendi biletini kendin alacaksın der. Bir sene nişanı kalırlar. Adam bir çiçek dahi hediye etmez. Kaynana gelin kız görmeye gitmez. Herhalde 3-5 kete yapacak unu yoktu. Düzene gidilmez.. Davetiye kız babasına verilince baba düğünün olacağını öğrenir. Baba çok öfkelenir nişanı bozmak ister. Hanımı engel olur. Zaten damadın anası babayı oyuna getirmiş. Şöyle ki bir defa istedikten sabahı komşu ile gelir. Kızın verildiğini söyler. Babada evet der. Bir daha dünürcü gelmez. Usulde en az iki defa gelinir, söz kesilirdi. Gelinliği kız kendi cebinden alır. Kuaför malum. Düğünde damadın amcası takı takılmayacak der. Takmak isteyenler damadın anasına verecek der. Buna kızan kız taraflarından altın takmak isteyenler takmaz. Kız Malatya’da doğum yapacak. Dün olalı 7 ay olduğundan. Damat anasını getirttirmez. Neden erken imgesi olacak ya. Kız anası getirttirilir. Zavallı kadıncağız hizmetçi gibi muamele görür. Kocasından duymadığı hoyrat emirleri damat sergiler. Kız şunu getir, kız şunu götür, falan, filan. Kadıncağız kız kelimesini kocasından işitmemişti. Mankafa olur. Kızının hatırına katlanır. bu nasıl kızmış. Kör mü, topal mı. Nasıl öğretmen. öküz kafalı. Bu nasıl şerefsiz, izzet siz, manyak damatmış. Edebiyat öğretmeni olmuş serseri, pinti.
Kayın baba küçük kızıyla bayramda alatyaya gider. Damat potaniye gider. Küçük baldızı yanında. 11 tane büyük jeton alır. Anasının, babasının bayramını kutlar. Bir jetonda kaynanama açayım demez. Küçük kızın zoruna gider. Ulan öküz harcadığın paranın yarısı kimin. Bir otobüs bileti almaktan, bir çiçek almaktan aciz, zavallı pinti. Nişanlısı Iğdır’a gel der. Yol paramı versen gelirim diye şart koşar. Allah, Allah. En fakir, en mağdur bir delikanlı dahi böyle aptallık yapmaz. ADAM DELİ KANLI DEĞİ, KAZMA SAPI. Ben nişanlımın ayağının altına türap olurdum. Kaynanam it gibi tavır sergilediği halde. Kayınbabam kızlarını köle gibi halı dokutup tek bir cerhiz vermediği, üstelik 3 bin lira başlık aldığı halde. Aşkım tüm bunlara katlanmak zorunda bıraktı. Nergis’ten 6 bin lira başlık aldı. Diğeri kaçtı. Öbürü kızın dayısı idi.
EDEBİYATÇININ KAYIN BABASI KALORİFERLİ EMNİYET SİTELERİNDE OTURUR. FAKİRLİK EDEBİYATI YAPAR. ARMUT BÖLENLERİN BOŞA ADI ÇIKMIŞ. BU ADAM ONLARDAN DAHA PİNTİNİN, PİNTİSİ İDİ. DAMAT EDEBİYATÇIDAN ÇALDIĞI PARAYI BABASINA GÖNDERİR.
ARÇELKTEN BEYAZ EŞYA ALMIŞLAR. KIZ BORÇLU. DAMAT KEFİL. PROTOSTO OLMUŞ. DAMADIN ANASI bildiriyi kızın babasına getirir. Postaneden gelen parayı arçeliğe yatırır. Yine postaneye gittiğinde kendisine para gelmediğini. Fakat Malatya’dan aynı soy addaki adama para geldiğini söyler. Kızına bildirir. Damadın hırsızlığı ortaya çıkar.
Kaynana mefaat eder. Damat 66 lira para harcar. Damın tafrına öfkelenen kayın baba parayı vermek ister. Damat anam sütü gibi helal olsun der. Vay şerefsiz vay. Kimin parasını kime helal ediyorsun. gelin babana harcadığı paraya anam sütü gibi helal olsun diyor mu. Sen anana, baban ne kadar para harcadıysan, verdiysen. Edebiyatçıda o kadar anasına, babasına vermek mecburiyetindedir. Edebiyatçılıkla matematik kafaya hükmettin. Kendi amacına göre güdümledin. Hegemonyam oluşturdun. Kızın anasının, babasının hakkı nerde. Ahirete kalmadan katmeriyle ödersin muhakkak. Maddesel ol masada. Ruhsal hezeyanla.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder